15 Temmuz 2016 gecesi, Türk milleti sadece bir darbe girişimini püskürtmekle kalmadı; egemenliğin, iradenin ve geleceğin yalnızca kendisine ait olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etti.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), Türk milletinin iradesine, birliğine, bütünlüğüne ve istiklaline göz dikmişti. Yıllarca bürokraside, siyasette ve ordunun en kılcal damarlarında sinsice örgütlenen, dış mihrakların ve ABD’den gelen talimatların maşası olan bu hain yapı, o karanlık gecede sahneye çıktı. Ancak hesap edemedikleri çok büyük bir güç vardı: Milletin asil ruhu.
Dün Çanakkale ve Sakarya, Bugün 15 Temmuz!
"Türk milletinin bağımsızlık karakteri ne bir gecede var oldu ne de bir gecede pes eder. 15 Temmuz gecesi meydanları dolduran o sarsılmaz irade, gücünü doğrudan Kurtuluş Savaşı'nın kutsal mirasından alıyordu."
Bundan bir asır önce; yedi düvele karşı tek bir yürek olan, "Ya istiklal ya ölüm!" parolasıyla yokluklar içinde bir vatan kuran o ruh, 15 Temmuz gecesi de aynı inançla sokaklardaydı.
Nasıl ki Kurtuluş Savaşı'nda Şerife Bacılar, Sütçü İmamlar ve Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleri bu toprakları çiğnetmediyse; 15 Temmuz'da da Ömer Halisdemirler ve canını siper eden milyonlar aynı tarihî duruşu sergiledi. Bu millet, egemenliğine pranga vurmak isteyen her gücü, dün Dumlupınar'da olduğu gibi bugün de meydanlarda hüsrana uğratmıştır.
Şehitlerimize Rahmet, Gazilerimize Minnetle
"Yüce Allah, Türk milletini dinî inançlarını istismar ederek insanları kandırmaya çalışan, yabancı güçlerin çıkarlarına hizmet eden yapılardan muhafaza eylesin; ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın."
Fetullahçı Terör Örgütü'nün hain darbe girişiminde kahramanca direnen, canlarını bu mukaddes vatan uğruna feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; gazilerimizi minnet ve şükranla yad ediyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız!