KÖŞE YAZISI

Hak Sahipliği, Yerinde Dönüşüm ve Sosyal Konut

Hak Sahipliği, Yerinde Dönüşüm ve Sosyal Konut

Bir süredir hak sahipliği üzerine “hak sahipliğinin iptal edildiği” yönünde bilgiler dolaşıyor. Bu hem bizim mesaj kutumuza düşüyor hem avukatlar aracılığıyla bizlere ulaşıyor. Bununla birlikte, 500 bin sosyal konut fiyatlandırmasında da “ödeme zorluğu” şikâyeti var.

Öncelikle hak sahipliği meselesinden başlayalım. Burada iki önemli başlık var. Birincisi yerinde dönüşüm. Yerinde dönüşüm meselesinde de hem deprem öncesi hem deprem sonrası süreçte ciddi sıkıntılar var.

Deprem öncesi “binanın depreme dayanıklı olmadığı, eski olduğu” gerekçesiyle sürece başlayan ama deprem sonrası alanın rezerv alan ilan edilmesiyle mağdur olan onlarca aile var. Bu ailelerin kendi arazilerinde şu an başka hak sahipleri oturuyor. Daha önce sık sık dile getirmemize rağmen bu süreçle ilgili doyurucu tek bir bilgiye ulaşılamıyor.

Buradaki hak kaybının faturası vatandaşa çıkıyor. Bana kalırsa en büyük mağduriyet onlara ait.

Diğer yönüyle, deprem sonrası yerinde dönüşüm başvurusu yapanların süreç içerisinde “hak sahipliği düşüyor” iddiaları var.

Şöyle açıklayalım.

Yerinde dönüşümde hak sahipliğinin düşmesi çeşitli nedenlerle olabiliyor. Örneğin; proje başvurusu yapıp gerekli hibe/kredi sürecini başlatan ancak süreç içerisinde projeyi yapamayan veyahut ruhsat işlemlerini tamamlayamadığı için gerekli prosedürü uygulayamayan, bundan dolayı vazgeçip tekrar AFAD’ın yolunu tutanlar var. Ama buradaki feragatname sürecinin yeniden iptal edilmesi için, yani noter onaylı işlemin iptali için mahkemeye gidilmesi gerekiyor. İşte bu durumdan dolayı teknik olarak talep değişikliği doğuyor ve vatandaşlar yerinde dönüşüm için yola çıkıp, günün sonunda bunu yapamayıp hak sahipliğine dönmek istiyor. Dolayısıyla sürecin Çevre, Şehircilik’ten AFAD’a geçiş durumu doğuyor.

Diğeri ise yerinde dönüşüm için başvuran hissedarlardan bazılarının bu hakkından feragat ederek “konut alma” hakkını kullanması nedeniyle yüzde 51 çoğunluğun sağlanamaması ve bu nedenle yerinde dönüşüm hakkının düşmesi. Burada idarenin hak sahipliğini iptal ettiği iddiası var. Burada da benzer bir prosedür durumu söz konusu. Ama en sağlıklı bilgi yine ilgili müdürlüklerde.

Bunun dışında, rezerv alanda “anahtara anahtar” denilen bir süreç yaşadık. Bu süreçte vatandaşın tapusu var mı, yok mu sorusu sorulmadı ve nihayetinde hak sahibi kabul edildi. Kuraya girdi, anahtarı teslim alma sürecine gittiğinde ise “tapu yoksa, anahtar yok” denildi. İşte burada da iki farklı durum var. AFAD bunu il muhabere belgesiyle bir zemine oturttu ama GEDAŞ tapu istiyor.

Yani GEDAŞ, kayıt yoksa girdiğin kuranın bir anlamı yok, diyor. Bakanların “anahtara anahtar” sözü arada yok olup gidiyor. Bu yönüyle ulaşan vatandaşların da sıkıntıları ne yazık ki çözülemiyor.

Gelelim bir başka meseleye. Sosyal konutlara…

Dar gelirli vatandaşlar hedeflenerek kurası çekilen 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında Antakya/Defne’de hak sahibi olan vatandaşların konut fiyatları ve 20 yıllık ödeme koşulları konusunda ciddi mağduriyet yaşadığını görüyoruz.

Yaklaşık 4 milyon lira + KDV bedel ve 6 ayda bir memur maaş artışına göre değişen taksitler, dar gelirli depremzedeler için ne yazık ki ödenebilir olmaktan çıkıyor. Belki ortaya çıkan rakamlar “normal” bir ilde makul kalabilir. Uygulanabilir. Ama Hatay’ın ekonomik verilerini ve vatandaşın durumunu göz önüne koyduğunuzda bu rakamlar birçok vatandaş için ödenebilir olmaktan çıkıyor. Tabii şu yönüne şerh koyuyorum: Resmî olarak başvurusunu tamamlayanların, yani borçlandırmayı kabul edenlerin oranlarını bilmediğim için tabloyu sadece bize ulaşan şikâyetlerden okuyabiliyoruz.

Ama şunu da net olarak görüyoruz. Şikâyetler CİMER’e kadar “Bu şartlarda ödeyemem.” şeklinde gidiyor. Dolayısıyla dar gelirli vatandaşların da bu mağduriyetine göz ucuyla bir bakılmalı.

Son tahlilde…

Hatay’ın 5 ilçesinde henüz “normalleşme” dört duvar arasına yansıyabilmiş değil. “Alış(tırıl)mış” bir çember ile karşı karşıyayız. Artık elektrik, internet, yol, su gibi basit talepleri ve asgari yaşam şartlarını bile tartışmıyoruz. Kanıksadık.

Bunun en büyük sebebi de itiraz edenlere “Daha ne istiyorsunuz? O kadar sıkıntı da olur.” diktesinin yapılması. Hatay’ın konut meselesi daha çok su götürür. En az 2 yıl daha bu süreçleri konuşacağımız bir çizgiye doğru gidiyor. İşlerin toparlanması adına tek ihtimal seçim takviminin açıklanması olur.

İktidarın ne yazık ki bazı meselelerde geri kaldığını söylemek lazım. Ne diyelim? Onların deyimiyle yüce Allah herkese “sabır” ihsan eylesin.

TAKİPTE KALIN
PUAN DURUMU
# TAKIM O P
1 GALATASARAY 7 16
2 BEŞİKTAŞ 7 15
3 AMED SPORTİF FAALİYETLER 7 14
4 FENERBAHÇE 7 13
5 TRABZONSPOR 7 13
6 CORENDON ALANYASPOR 7 12
7 KOCAELİSPOR 7 12
8 ARCA ÇORUM 7 10
9 KASIMPAŞA 7 10
10 ÇAYKUR RİZESPOR 7 10
11 İSTANBUL BAŞAKŞEHİR 7 8
12 GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ 7 8
13 GENÇLERBİRLİĞİ 7 8
14 ERZURUMSPOR 7 8
15 TÜMOSAN KONYASPOR 7 5
16 SAMSUNSPOR 7 4
17 GÖZTEPE 6 3
18 EYÜPSPOR 6 3