Çocukların ölümle tanıştığı yer okul olmamalı. Bir çocuğu okula gönderirken annesi arkasından bakar. Elinde silgisi var mı diye düşünür, karnı aç mı, yağmur yağacak mı, üşür mü…? Hiçbir anne çocuğunun arkasından bakarken “acaba bugün eve sağ dönecek mi?” diye düşünmemelidir. Ama maalesef artık bu soruyu düşünmek zorunda kalan anne babalar var. Çünkü çocukların dünyasında olması gereken zil sesine silah sesi karıştı. Sınıfların, koridorların, okul bahçelerinin anlamı değişiyor. Çocuklar ders aralarında geleceklerini konuşmaları gerekirken, biz onların hayatta kalıp kalmayacağını konuşuyoruz.
Manisa’da okulun yakınında yaşanan son silahlı saldırıda yaralanan öğrenciler, bize yine aynı gerçeği hatırlattı. Çocuklarımız sadece evlerinde değil, hayatlarının en büyük bölümünü geçirdikleri okullarda da korunmaya muhtaç.
Ve insanın içini en çok acıtan şey: Bir çocuğun dünyasında ölümün yeri olmamalı. Çocuk ölümün ne olduğunu bile tam anlamadan, onunla karşılaşmamalı. Bir ambulansın sesini duyduğunda korkmamalı. Okul kapısından içeri girerken annesinin yüzündeki endişeyi okumamalı. Eve döndüğünde “bugün ne öğrendin?” sorusu yerine “bugün bir sorun oldu mu okulda?” sorusu olmamalı.
Çocuklarımızı hayatı öğrensinler diye gönderiyoruz okula. Harfleri, sayıları, bilimi, tarihi, arkadaşlığı öğrensinler diye. Birbirlerine zarar vermemeyi, farklılıklarla birlikte yaşamayı, insan olmanın ne demek olduğunu öğrenmeleri gereken yerde şiddetin kendisiyle karşılaşıyorlar.
Sonra dönüp çocuklardan geleceğe inanmalarını bekliyoruz. Hangi gelecek? Çocuklarımızın güvende hissetmediği bir geleceği nasıl kuracağız?
Bugün yaralanan her çocuk, yalnızca kendi ailesinin değil, hepimizin yüreğinde açılan derin bir yaradır. Ve bu yarayı birkaç gün sonra başka bir haberin üzerine kapatıp geçemeyiz.
Çocuklarımıza “geleceğimiz” diyoruz. O halde önce onların “bugününü” koruyalım. Geleceğimizi koruyalım. Geleceğe inanalım…
Yazar/Ceylan SUSAM