KÖŞE YAZISI

HATSU Başlığı -1-

HATSU Başlığı -1-

Geçtiğimiz günlerde özellikle Arsuz'da başlayan tartışmaların ardından gözler, büyük ölçüde hemen her olayda olduğu gibi HATSU'ya çevrilmişti. Hatay genelinde, hemen her ilçede olmasa da özellikle Arsuz, Samandağ, Defne ve Antakya'da öne çıkan şikâyetler üzerine dün gün boyu yetkililerle görüştüm. Aklımdaki birçok soruyu sordum.


Bununla birlikte 2025 faaliyet raporlarını da detaylı olarak inceledim. Geçtiğimiz yıl yaşanan susuzluk kriz yönetimi ile bu yıl yaşanan sel baskınları arasında geniş bir yelpazede durum hakkında önemli bilgiler edindim.


Dolayısıyla bu yazının konusu HATSU. Sabırla okuduğunuzda, aslında meselelerin göründüğü gibi olmadığını düşüneceğinize inanıyorum.


Değerli arkadaşlar, önce Arsuz'la başlayalım.


Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. Özellikle Arsuz'da yaşayan vatandaşlar bu cümleyi dikkatle okusun. Çünkü ilk duyduğum anda ben de defalarca sordum.


Arsuz gibi bir şehirde, turizm merkezi olarak nitelendirdiğimiz bir ilçede ne yokmuş biliyor musunuz?


Kanalizasyon hattı.


Yanlış okumadınız.


Kanalizasyon hattı.


Yıllardır koca şehir, olmayan bir hattı var zannediyormuş. Bu hat ise tam da bu tartışmalar sürerken döşenmeye başlanmış.


Tekrar ediyorum.


Arsuz'da kanalizasyon hattı ilk kez 2026 yılı Mayıs ayında döşenmeye başlamış.


Arsuz parantezini şimdilik burada kapatıyorum. Arsuz'la ilgili yakın zamanda geniş bir video haber hazırlayacağım.


Şimdi gelelim 2025 faaliyet raporuna...


HATSU, 2024 sonrasında 3 milyar 695 milyon 876 bin 764 liralık devasa bir yatırım gerçekleştirmiş. Toplam 1 milyon 404 bin 662 metrelik altyapı yenileme çalışması yapılmış.


155 bin 453 metreküp kapasiteli 17 adet atık su arıtma tesisi kazandırılmış.


28 bin metre dere ıslahı yapılmış.


Hatay'da su takibinde ilk kez SCADA ve uzaktan izleme sistemi 60 noktada devreye alınmış.


175 adet içme suyu sondajı ile 43 adet prefabrik içme suyu deposu hizmete alınmış.


Toplam 553 adet su deposuyla 203 bin 582 metreküplük depolama hacmine ulaşılmış.


Yurt dışı hibe ve kredileriyle çok ciddi çalışmalar yürütülmüş ve Hatay'a yeni altyapılar kazandırılmış.


Bunlar raporun belki de yüzde biri seviyesindeki bilgiler.


Bunları neden anlatıyorum?


Çünkü hem duyduklarım hem de sahadaki çalışma mekanizmasının nasıl işlediğini görme fırsatı buldum.


Bakınız, yakın zamanda hücresel yağışların yaşandığı sel baskınlarında, yağmurun beklendiği noktalara yağış başlamadan önce ilk yerleşen ekip HATSU ekipleri olmuş. Bununla birlikte dijital hat takip sistemi sayesinde arızalar anlık olarak ana merkeze bildirilebilir hâle gelmiş. Uzaktan sayaç okuma sistemine de geçilmeye başlanmış.


En önemlisi ise çalışma düzeninde gerçekten de 7/24 esasının uygulanıyor olması.


Peki, özellikle sosyal medyaya yansıdığı gibi bir tablo var mı?


Sosyal medya artık sadece bir kurumun değil; tüm kamu kurumlarının, tüm siyasetçilerin ve tüm sivil toplum kuruluşlarının ortak sorunu hâline gelmiş durumda.


Sebep-zaman-süreç-sonuç ilişkisinin tamamen göz ardı edildiği, yazıldığı anda çözülmesi beklenen sayısız paylaşım görüyoruz.


Hatta buna gazeteciler olarak biz de maruz kalıyoruz.


Bir örnek vermek gerekirse; bana bir mağduriyetini ileten vatandaşın mesajını okuyup hemen o mesaja dönüş yapmadığımda, çoğu zaman ikinci mesajı sitem dolu oluyor. Hatta o sosyal medyada bu yazı için bende anında eleştiri alacağıma neredeyse eminim.


Ama hayatın olağan akışında işler böyle yürümüyor.


HATSU'nun çalıştığı yerde ya da bizim her su gördüğümüz noktada HATSU'yu sorumlu göstermemizin nedenlerine biraz daha dikkatle bakmak gerekiyor.


Yine bir örnek verelim.


Bir inşaat firması çalışma yapıyor. Çalışma sırasında kazdığı alanla ilgili bilgi talebinde bulunmuyor. Su hattını patlatıyor. Patlattığı gibi bunu bildirmiyor da. HATSU ekiplerinin durumu öğrenmesi, olaya müdahale etmesi ve sistemi yeniden normale döndürmesi ise doğal olarak zaman alıyor.


Yine altyapısı yenilenen bölgelerde sadece HATSU değil; elektrik, internet ve doğalgaz kurumları da çalışma yürütüyor. Bu noktalarda yaşanan sorunların önemli bir kısmı, HATSU dışındaki kurumların mevcut hatlara zarar vermesinden kaynaklanıyor.


Burada ilk bakışta koordinasyonsuzluk eleştirisi yapılabilir. Ancak mesele o kadar da basit değil.


Değerli arkadaşlar,


Yazının başında söylediğim gibi, Arsuz gibi bir şehirde daha önce hiç bulunmayan bir kanalizasyon hattını kazandırırken yaşanan sıkıntıları bence biraz daha sakin değerlendirmek gerekiyor.


Çünkü hiç olmayan bir altyapıyı ilk kez inşa etmek ile daha önce yapılmış ancak hatlarının haritası dahi çıkarılmamış bir altyapının üzerine yeni hatlar döşemek gerçekten çok zor bir iş.


Geriye dönük ne sağlıklı bir bilgiye ne de güvenilir bir belgeye ulaşılabiliyor.


HATSU ile ilgili fatura şikâyetlerine gelirsek...


Bu konuyla ilgili ben de bugün bir sonuca ulaşıp özellikle atık su bedelleri ve benzeri başlıklarda edindiğim bilgileri sizlerle paylaşacağım.


Son tahlilde ise şunu söylemek gerekiyor:


Hayat, sosyal medyanın 5G hızıyla ilerlemiyor. Kaldı ki HATSU'nun iş yapım süreçleri, proje tamamlama süreçleri genel anlamda başarılı.


Bunu hemen her konuda hepimizin kabul etmesi ve anlaması gerekiyor.


Geçtiğimiz haftalarda kaleme aldığım "Sosyal Linç" yazısını da bu bağlamda yeniden okumanızı tavsiye ederim.

TAKİPTE KALIN
PUAN DURUMU
# TAKIM O P