KÖŞE YAZISI

Konut ve Kura Muamması

Konut ve Kura Muamması

Cuma günü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Hatay’daydı. 500 bin sosyal konut kapsamında Hatay’da daha önce kurada adı belirlenen 8 bin 500 vatandaşın hangi evde oturacağının kurasını çekti.

Bu kura çekimi ve Sayın Kurum’un gelişi öncekiler gibi olmadı…

Saha gezisi “dar” kaldı. Gelecekle ilgili tek kelime edilmedi. Sürecin yavaşlaması, aksaklıklar kürsüye yansımadı.

Nitekim kuralar çekildi.

Hâliyle kura sonrası daha önce adı çıkan vatandaşlar e-Devlet üzerinden konut arayışına girdi. Ama kura sonrası genellikle aldığımız dönütler, bazı vatandaşların adlarının çıkmamış olması.

Vatandaşlar, “Nerede bizim konutlar?” diye soruyor.

Buraya kadarki bölüm işin birinci tarafı.

İkinci tarafında ise tam bir karışıklık var.

Bu evler, yani “sosyal konut” evleri, rezerv alanda mı teslim ediliyor? Hani vatandaşın hak kaybı yaşadığı, evlerinin zorla yıkıldığı, zorla imzaların atıldığı yerlerde…

Benim gördüğüm tablo bu.

Üçüncü tarafı ise deprem öncesi sosyal konut başvurularında neden ses seda yok? O dönemin koşullarında para bağlayan, borç ödeyen, hatta devasa zamlara maruz kalan diğer vatandaşların evleri nerede?

Cevabı bilen varsa yazı sonrası yorumlara yazsın.

Çünkü kimse bilmiyor.

Öyle ki deprem öncesi sosyal konutlarda artan fiyatlar yenilir yutulur cinsten değil. Sanki onlar depremi yaşamamış, sanki hepsi milyon dolarlık insanlar. Şöyle örneklemek gerekirse; deprem öncesi sosyal konutta konutu henüz teslim edilmemiş, hatta nerede alacağı bile belli olmayan vatandaşlar, 484 bin liranın neredeyse 10 katını ödüyor.

Bu vicdani mi? Tabii ki hayır.

Öte yandan bu süreçlerin asıl kaybedeni tek tapulu dubleks ev mağdurları oldu. Aynı zamanda deprem öncesi kentsel dönüşüme girenleri hatırlayan bile yok.

Yani cevapsız sorular bölümü hala devam ediyor.

Peki, Murat Kurum’un gelişi neden?

Malum, ortada muhalefet yok. Malum, ülkenin gündemi bambaşka. Malum, meydan onların olunca kafalarına göre konuşuyorlar. “Bitti” dedikleri şehrin içine bile uğramadan sağdan soldan geçip gidiyorlar.

Muhalefet demişken…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’a değinmek lazım. Çünkü o gün onun gündemi muhalefetti.

Kurduğu cümlelerin detaylarına inmeden kendisine de bazı şeyleri hatırlatmak gerekir. Bir kere yaptığınız her şey bu milletin parasıyla, dış kredilerle. Kendi cebinizden değil.

Yatıp kalkıp muhalefete laf yetiştirirken, önünüzde bulunan iki muhalefet belediye başkanını da es geçmeniz gerçekten garip.

Siz bu milletin parasıyla bakan geliyor diye aylarca yapmadığınız yolları bir anda yapıp, sonra unutup, sonra tekrar gelişinizde yapılan yolların parasını kim ödüyor sanıyorsunuz?

Bu milletin vergileri.

Son tahlilde…

Murat Kurum bu kez küçük ölçekli bir planla geldi. Mesele sahadan ziyade bakanlık organizasyonuydu. Sahanın hâli ne yazık ki berbat durumda. Altyapılardan geçilmeyen şehirde onu bile organize olup tek kalemde bitiremiyorlar. Üstelik geçtiğimiz gün HATSU altyapısının içinden hat geçiren internet firmasının o görüntüsü tam anlamıyla ibretlik.

“Yaparsa AK Parti yapar.” dedikleri, milletin parasını kullanmaktan ibaret. Bu öyle bir para ki Ankara’da ihaleyi alan soluğu 4. taşeronda alıyor. Düşünün, paralarınız nereye gidiyor…

Ne diyelim. İktidar temsilcilerinin deyimiyle "az sabır."


Gazeteci/Yazar Mustafa DİLEK

TAKİPTE KALIN
PUAN DURUMU
# TAKIM O P